20 Ocak 2010 Çarşamba

İNCİL'DE YAZILI

Adamin biri New York'ta bir otele inmis.
Aksam üzeri otelin barina gidip garson kizlarin yakalarinda yazili olan
isimlerine söyle bir göz attiktan sonra Nancy adli garsonu çagirmis ve Bu
aksam benim ile yemek yer misiniz? diye sormus.
Nancy "Bilmem ki.. " diye kırıtırken adam:
Merak etme kizim, çekinecek bir sey yok. Bu Incil'de de yazili demis.
Nancy biraz saskin bir eda ile "Peki" demis.
Aksam lokantada bulusup yemis içmisler.
Yemek bitince adam Nancy'i odasina davet etmis.
Nancy "Hayir gelemem" diye cevap verince de adam:
Merak etme Nancy, çekinecek bir sey yok. Bu Incil'de de yazili" demis.
Nancy yine saskin saskin "Peki" demis.
Adamin odasina çikmislar, bir kaç kadeh içip biraz müzik dinlemisler.
Sonra adam Nancy ile sevismek istemis.
Nancy "Hayir , katiyen olmaz.. "diye itiraz edince adam yine:
Merak etme kizim, çekinecek birsey yok. Bu Incil'de de yazili" demis.
Nancy "Hani? Incil'in neresinde yazili? Göster bakalim" deyince adam basucundaki otel Incil'ini almis. Nancy'e kapagin içini göstermis.
Orada bir kalem ile yazilmis su cümle varmis
"Bardaki garson kiz Nancy, muhtesem sevisiyor!"

18 Ocak 2010 Pazartesi

Guru ve Amerikalı

Amerikalı sadece paraya ve maddiyata dayalı hayatından bıkıp usanınca herşeyi satıp savmış, Hindistan'a gitmiş. Memleketin kuş uçmaz kervan geçmez bir köşesinde yaşayan, şöhretini duyduğu bir gurunun kapısına dayanmış. Yalvarmış, yakarmış ve sonunda eşiği aşmayı
başarmış.

Guru, otlardan, samanlardan yapılma bir kulübe göstermiş Amerikalı'ya.

"Burada inzivaya çekileceksin" demiş. "Kimseyle görüşmeyeceksin, kimseyle konuşmayacaksın, su ve ekmekle yetinip tefekküre dalacaksın!.."

On sene geçmiş. Guru bir gün, Amerikalı'yı yanına çağırtmış :

"3 kelime söyleme hakkın var. Seni dinliyorum!"

Zar zor konuşmuş Amerikalı:

"Karnım çok aç!"

"Günlük tayınını biraz artırın!" demiş guru ve kulübesine geri göndermiş.

Bir on sene daha geçmiş. Tekrar yanına çağırtmış:

"3 kelime söyleme hakkın var. Dinliyorum!"

" Yatak çok sert!"

"Altına biraz daha saman ilâve edin!" demiş, kulübesine geri göndermiş.

Bir on sene daha geçmiş, guru, bir kez daha yanına getirtmiş Amerikalı'yı.

"3 kelime hakkın var. Dinliyorum!"

"Evime gitmek istiyorum!"

"Defol git ulan nereye gideceksen! Zaten geldiğinden beri vır vır vır, devamlı ondan şikâyet, bundan şikayet, defoool..."

SAĞIR DİLSİZ TETİKÇİ VE TERCÜMAN

Mafya babasi haraçlarini toplamasi için yeni bir
tetikçi buldu. seçtigi adam sagir ve dilsizdi.
Çünkü baba, bu tetikçi yakalanirsa polise fazla
bir sey anlatmasi mümkün olamaz, diye düsünüyordu.
Baba, bir gün ödemelerin geciktigini fark etti ve
tetikçiyi odasina aldirtti, bir de isaret dilini
bilen tercüman buldular. Tercüman isaretle sordu:
- "Para nerede?" Sagir dilsiz isaretle yanit verdi:
- "Ne parasi? Benim paradan maradan haberim yok.
Neden bahsettiginizi anlamiyorum." Tercüman
tercüme etti: - "Neden bahsettiginizi
anlamiyormus." Baba 38'ligi koltuk altindan çekip
sagir dilsizin beyninedayadi: - "Simdi sor bakalim,
para nerede." Tercüman isaretle sordu: - "Para
nerede?" Sagir-dilsiz kan ter içinde isaretle yanit
verdi: - "Sehir merkezindeki parkta, büyük heykelin
oldugu kapidan girince soldan 3. agacin kovugunda
yüz b! in dolar var." - "Ne söyledi?" dedi Baba.
Tercüman yanitladi: - "Dedi ki, hala neden
bahsettiginizi anlamiyormus, ayrica o tetigi
çekmek de biraz g*t istermis.".

Siirtli bir gay ile Istanbullu bir gay

Siirtli bir gay ile Istanbullu bir gay E-5 te musteri beklerken
sohbete baslamislar.

Istanbullu:Sizin oralarda gay olmak baya zor olmali herhalde? der..

Siirtli: - E valla geliiler once dayagi atiiler, sonrada alip daga goturup yapacaklarini yapiiler; tekrar dayak atip orda birakiiler.

Istanbullu: Ay bu cok fena... dehset verici bir sey canim, der

- Peki Istanbulda nasil olurki bu is? diye sorar, Siirtli.

Istanbullu da anlatir: - Valla,once telefon acarlar kabul edersek gelip arabayla alirlar... Once hamama gider guzel kokular surunuruz birlikte, ordan da restoranta gideriz, sonra bara, ordan da otele... Isimiz bittikten sonra da evimize birakirlar.

Siirtli dayanamaz artik... - Bu sosyal imkanlar orda olsa, Siirtin alayi ibne olur!!?

EVİN ÖNÜNDE ÖPÜŞMEK

Delikanlı,nişanlısı ile gezip dolaştıktan sonra evine getirmiş. Kapıda tam ayrılacakları vakit bir elini duvara dayayarak kızcağızı kendi ile kapı arasına sıkıştırmış;
-"Bir kerecik öpeyim hayatım..
-"Olmaz,komşular görür.."derken tartışma uzamış,
O sırada kapı açılmış ve kızın küçük kardeşi gözlerini oğuşturarak ablasına seslenmiş;
-"Babam diyor ki...Öptürecekse öptürsün, yoksa ben aşağı inip o herifi öyle bir öperim ki bir daha unutamaz..Hem söyle elini de diyafonun düğmesinden çeksin..."

TAHLİL YAPAN MAKİNE

Adamın biri isyerindeki kantinde arkadaşıyla yemek yerken
"Kolumun ağrısından ölüyorum" diye arkadaşına dert yanmış,
"Doktora gitsem iyi olacak".
Arkadaşı da "Yahu ne lüzum var" demiş, "İlerde köşedeki marketin çıkışında
yeni bir bilgisayarlı cihaz koydular.
Üç dolara bir jeton alıyorsun kasadan,
atıyorsun, yanında getirdiğin idrar örneğini açılan kapaktan içeri
veriyorsun,
on saniye sonra neticeyi ve tedavi için yapman gerekenleri öğreniyorsun",
"Gördügün gibi ucuz ve çabuk" diye eklemiş.
Adam hemen bir kaba idrarını doldurup arkadaşının dediğini
yapmış ve bilgisayar 10 saniye sonra yazılı olarak cevap vermiş:
"Kolunuzda bir cins eklem ağrısı olan Teniselbo oluşmuş.
Sıcak suya koyun,
ağır işlerden kaçının, iki hafta sonra düzelecektir"
Memnun biçimde eve dönen adam, bir yandan bilgisayarın dediğini uygularken
aldatılabileceğini düşünmeye baslamış.
Ertesi gün olunca bir miktar çeşme suyuna köpeğinden alınmış bir
kılı koymuş, üstüne bir şekilde elde ettiği karısının ve kızının
idrar örneklerini eklemiş.
Tüm bu karışımın üzerine bir de mastürbasyon yapıp doğru cihazın yanına
varmış.
Jetonu atıp kabı makinaya vermiş, on saniye sonra cihazdan yazılı yanıt
gelmiş.
1. Çeşme suyunuz çok kireçli. Bir filtre cihazı almayı düşünün
2. Köpeğinizde kene var. Eczaneden özel bir şampuan alıp köpeğinizi
yıkayın.
3. Kızınız kokain bağımlısı. Bir psikiyatri kliniğine yatırın.
4. Karınız hamile. İkizler. Sizden değil. İyi bir avukat bulun.
5. Kendinizi bu yolla tatmin etmeyi bırakmazsanız kolunuz iyileşmez.

DOKTOR KÖYLÜYE FİTİL YAZIYOR

Bir köyde ateşli bir hasta vardır, kasabaya doktora getirir hastayı
köylüler. koca devletin koca doktoruna. Doktor hastaya fitil verir ve
köye döndükleri gibi hastaya fitili anüsten vermelerini söyler
köylülere. Köylüler tabi 'tamam dohtor bey' diyip köye giderler. Köydeki
herkese sorarlar, en bilgelere bile,
ama kimse anüs ne demektir bilemez. Bu nedenle bir türlü ilacı da
veremezler hastaya. hastanın durumu da gitgide kötüleşmektedir. Bunun
üzerine köylü, doktora, koca devletin koca doktoruna telefon etmeye
karar verir ama kimse buna yanaşmaz. Ne cüret di mi doktoru arayacak bi
köylü.. Neyse durumun vehameti üzerine muhtar aramayı kabul eder. bütün
köylü toplanır santrale, muhtar arar, "biz ne yapacaamızı bilemedik
dohtor bey" felan der işte. Karşıdan doktor bişiler söyler. Muhtar döner
arkasına: "makattan verin dedi dohtor" der. Yine tüm köye sorarlar,
komşu köylere birilerini yollayıp sordururlar felan, ama makat ne bilen
yoktur yine. Hasta ise giti gidecek, ateşler içinde kıvranıyo baya.
ihtiyar meclisi toplanır. Son çare, doktorun bir kez daha aranmasına
karar verilir. Yine kimse aramaz istemez doktoru. Nihayetinde yine biri
kandırılır, telefonun başına geçer, ama bi yandan söylenmektedir: "Çok
kızacak dohtor çok!" diye.
Sonunda telefonu açar, durumu anlatır, doktor bişiler söyler yine.
Telefondaki köylü, yüzü allak bullak, arkasını döner:
"Çok kızacak demiştim; götüne sokun dedi".

TEMEL İHALEYE GİRMİŞ

Nasa Mars'a adam gönderecekmiş. Sadece bir kişi gidebilecek, giden de geri
dönemeyecekmiş. İlk aday olan mühendise bu iş için ne kadar isteyeceğini
sormuşlar:


"1 Milyon Dolar" demiş ve eklemiş "kızılhaça bağışlayacağım."


İkinci aday olan doktora da aynı soruyu sormuşlar. Doktor:


"2 Milyon Dolar" demiş. "Bir milyonunu aileme bir milyonunu da tıbbi
araştırmalara bağışlayacağım."


Üçüncü aday olan Temel aynı soruya


"3 Milyon Dolar" diye cevap verince yetkililer diğerleri bu kadar az
isterken kendisinin neden 3 milyon dolar istediğini sormuşlar. Temel
yetkililere doğru eğilmiş, kısık bir sesle:


"1 milyonunu ben alırım, 1 milyonunu size veririm, mühendisi de


Mars'a göndeririz."

MAYMUN İÇİP İÇİP ASLAN DÖVÜYORMUŞ

Maymun kurmus çilingir sofrasını ormanın ortasına, külhanbeylik yapıyormuş.
O sırada zürafa ordan geçiyormuş, sormuş:
- "Vay maymun Kardeş, nasılsın?"
- "İyiyim be anam, içiyorum içiyorum aslanı dövüyorum."
Zürafa tırsmis ve uzaklaşmış. Derken Zebra gecmiş, o da sormuş:
- "Selam maymun abi, ne var ne yok?"
- "N'olsun be gülüm hep ayni; içiyorum içiyorum aslanı marizliyorum."
Zebra da uzaklaşmış ordan. Bu kez köstebek, geçerken sormuş:
- "Maymun ya naber?"
- "Iyilik koçum içyorum içyorum Allah ne verdiyse girişiyorum aslana!"
Köstebek de sıvışmış
Ancak böyle böyle derken, olanlar aslanın kulağına gitmiş ve aslan o tarafa doğru yola koyulmuş. Çıkmış maymunun karşısına:
- "Eee anlat bakalım maymun efendi, ne var ne yok?"
Maymun hemen kendine çeki düzen vererek yanıtlamış:
- "N'olsun be abi, içiyorum içiyorum abuk subuk konusuyorum."

BULMACA ÇÖZEN SARIŞIN

Temel uçağa binerken merdivende bir bakmış önünde Sharon Stone haltetmiş bir
dilber..
Muhteşem de bir mini..
Temel içini çekerken bir bakmış, yeri dilberin tam yanı..
Oturmuşlar.. Uçak havalanmış. Dilber çantasına uzanmış.
İçinden bir bulmaca dergisi, bir kurşun kalem çıkarmış.
Başlamış çapraz bulmacayı çözmeye..
Temel heveslenmiş..
"Şimdi bir yerde takılır, bana sorar, böylece muhabbete başlarız" diye..
Beş dakika geçmeden dilber Temel'e dönmüş, gerçekten..
Kısık, seksi bir sesle sormuş: "Beş harfli bir kelime. Sonu arak..
Başına bir harf koyarsanız kadınların en sevdiği alet olurmuş, biliyor musunuz?
" diye..
"Aman Tanrım" demiş Temel, Amerikan filmlerindeki gibi..
"Aman Tanrım.. Bu güzel kadına o kelimeyi nasıl söylerim ben..
Mutlak bir başka kelime olmalı.." Başlamış düşünmeye..
Beş dakika sonra jeton "Dank" diye düşmüş.. Kadına dönmüş:
"Tarak olabilir mi, hanımefendi?..
Tarak!.." "Harikasınız" demiş dilber..
"Silginiz var mı acaba?

İKİ ADAM KARISINI KAYBETMİŞ

Iki adam alisveris merkezinde karilarini kaybetmis hararetle
ariyorlarmis.
Ortada kosusturup dururken birbirlerine çarpmislar. Ne oluyor birader
demeye kalmamis,birisi:

Kardes kusura bakma karimi kaybettim de onu ariyorum demis.

Digeri sende kusura bakma ama bende karimi ariyorum demis.

Adamlardan birinin aklina bir fikir gelmis ve demis ki:

Arkadasim madem ikimizde karilarimizi ariyoruz, karilarimizin tipini
birbirimize tarif edelim ve ayri ayri yerlerde aramaya baslayalim. Eger
rastlarsak saat 12 'de Mc Donalds 'in önüne gitmesini söyleriz
demis.Digeri tamam demis ve baslamis karisini tarif etmeye:

Benim karim sarisin, mavi gözlü, 21 yasinda,1.75 boyunda,60 kg,
topuklu
beyaz ayakkabi ve kirmizi mini etekli tek parça elbise giyiyor demis. Ve
diger adama "Senin karin nasil biri ?" diye sormus. Diger adam:

*iktir et benimkini; seninkini ariyalim...

TEMEL FIKRALARI

Temel karisi Natasa ya gerdek gecesi sormus: ilk uyudugun erkek ben miyum?

Natasa: uyursan evet!

******************

Temele sormuslar, aptal mi guzel mi olmak istersin?

Guzellik gecicidur, demis

*****************

Temele hocasi sormus:1881 de ne oldu?

Ataturk dogdi.

1914 ne oldu? Ataturk 33 yasina basti.

******************

Fadime ile temel buyuk adada dolasiyorlarmis. Bir marti temel'in kafasina pislemis.

Fadime:

- temel git su tuvaletten tuvalet kagidi al!

Temel:

- gerek yoktir kus, coktan ucup gittu.

******************

Temel Fadime ye bosanma davasi acmis ve hakime, sayun hacum bey,karim uc yildur evde ne bulursa ustume firlatiyu. Ne olur bizu bosat! Hakim sormus, peki evladim niye bunun icin uc yil bekledin?

Temel: - yenu yenu isabet etturmeye basladu daa!

******************

Buyuk ikramiye cikan temeli uc ay sonra bakkal, kasap ve borclu oldugu diger esnaf yolda cevirmis ve ula temel sana ikramiye ciktugu halde uc aydir niye borcunu odemiyosun? Diye sormuslar.

Ula Zencun oldi degis tu daa! demesunlar diye,demis.

******************

Idama mahkum olan temele son arzusunu sormuslar; benu oglumin yanuna gomin demis.

Oglunun yasadigi ortaya cikinca,

- Tamam daa, ben beklerum demis.

*********

Temel'in eczanesine genç ve güzel bir kadin girmis.Tartinin uzerine çikip parayi atmis. Begenmemis, manto ve ceketini çikarmis ve para atip tekrar tartilmis. Yine sikilmis etegini çikarinca, temel atilmis,parayi atmis, tevam edin puntan sonrasi

müesseseten.

**********************

Ogretmen telefonda,

-Demek temel hasta, okula gelemeyecek, peki ben simdi

kiminle konusuyorum.?

-pabamla.

*********



Temel savasta büyük çatismadan sonra,gece sessizlik sirasinda bir nefes aliyor,bir sigara çikariyor , kibritle yakiyor,arkadisi atiliyor -heyy ! Deli misin ? Bu çok tehlikeli. Temel sakin :yok canim,içime
çekmeyrum.

*********

Temel çok para kazanmis.ailece en lüks lokantaya gitmisler en pahali sarabi seçip ismarlamis.

Garson :

-hangi yil tercih ederdiniz,diye sorunca ,

-pi mahzuru yoksa hemen isteyrum.

ÇOCUĞUN OYUNCAK AYISI

Bir gun kadinin biri kocasini aldatir ve o sirada cocugunu olayi gormesin
diye dolaba koyar ve oynasin diye eline bir ayi
verir. Derken kadinin kocasi eve gelir. Kadin sevgilisini hemen oglunun
oldugu dolaba saklar. Olaydan habersiz koca karisini
ciplak gorunce hemen yataga girer.
Bu sirada dolapta cocuk adama elindeki ayiyi gostererek
-Amca ben sana bu ayiyi satacagim" der. Adam;
-Gerek yok yavrum almayacagim diye cevap verir, fakat cocuk ;
-O zaman bende seni babama soyleyecegim diye tam disari cikarken
adam almak zorunda kalir. Aradan 5 dakika gecmeden
cocuk;
-Bana ay?m? geri ver. der. Adam;
-Biraz once aldim geri vermem deyince cocuk;
-Bende seni babama soylerim der ve tam disari cikarken adam ayiyi geri
verir. 5 dakika sonra cocuk ayni sekilde ayiyi adama
satar ve geri alir.
Bu boyle sabaha kadar devam eder. Sabah olur kadinin kocasi ise gidince
sevgilisi de evden ayrilir. Aradan birkac gun gecer ve
cocuk yaptigina pisman olur ve annesine ;
-Anne ben cok kotu birsey yaptim nasil rahatlarim der. Annesi;
-Bak oglum karsida kilise var, git gunah cikar rahatlarsin der. Bunun
uzerine cocuk kiliseye gider, rahip kabinine girer ve cocuk;
-Amca benim bir ayim var" derken rahip sozunu keser ve;
-Almiyorum lan essogluessek almiyorum param bitti!!!

KÖYÜN İMAMI

Köyün birinin imami ölünce arayip tarayip bir imam bulmuslar. Yeni imam yakisiklimi yakisikli biri fakat ne yazik ki kör.Evinden camiye,camiden eve dönerken hep yolu sasiriyor, bu nedenle de ya namaz gecikiyor ya imam vaktinde evine dönemiyorKöylü buna bi çare düsünmüs ve imamin evi ile cami arasinda ip germisler imam buna tutunarak gidiyor geliyor.

Köyün çapkin hatunlarindan biride imama bitiyor. Bu nedenle bir gün ipin bir ucunu kendi evine yataginin basucuna kadar bagliyor. imam ipe tutunarak dogruca kadinin yatagina gidiyor ve el yordami ile yokluyor ve durumu anliyor, imam da olsa erkek bu nedenle geregini yapiyor.

Bu durumdan imam da kadin da memnun,canlari istedikce ipin ucu yataga baglaniyor. Fakat bir gün kadinin kocasi ipi farkediyor ve gidiyor yataga ciplak vaziyette uzaniyor. Bizim imam yine ip marifetiyle adresi buluyor ,el yordamiyla yokluyor; o da ne bir kadinda olmamasi gereken bir uzanti eline geliyor ve durumu anliyor tabiiki, ama bozuntuya vermiyor tuttugu seyin tepesine iki parmagi ile vuruyor

tip tip, püf püf üflüyor ve basliyor


“Allahü Ekber, Allahü Ekber….”

HITLER ve BİSİKLET TAMİRCİSİ

Hittler ve Stalin bir barda oturmaktadirlar. Bir adamiçeri girer ve
barmene
bunlar Hitler ve Stalin degil mi diye sorar.
Barmen "Evet, onlar"der.
Sonra adam onlara dogru yürür ve sorar:
"Selam, ne yapiyorsunuz?"
Hitler cevaplar:
"3. Dünya savasini planliyoruz."
Adam sorar:"Gerçekten mi? Neler olacak?"
Hitler:"Bu sefer 14 milyon yahudiyi ve birbisiklet tamircisini
öldürecegiz"
der.
Adam sorar: "Bir bisiklettamircisi mi???!"
Hitler Stalin'e döner ve der ki:"Gördün mü, sana kimsenin 14 milyon
yahudiyi
takmayacagini söylemistim."

BALIKÇI FADİME

Kucuk bir balikci koyunde Temel tembel oldugu icin esi Fadime
baliga cikmak zorunda kalirmis.Sabah erkenden balikcilar tekneleri
ile denize acildiklarinda erkekler hep ayni yone gitmelerine ragmen
fadime kendine gore bir yone gidermis. Aksam baliktan donuldugunde
erkeklerin cok az balik yakalamis olmalarina karsin fadimenin kayigi silme
balik dolu olurmus.
Bu duruma dayanamayan erkekler , isin sirrini sormuslar.
O da
"Biliyorsunuz kocam uykucudur , sabah esimin pijamasini acip bakiyorum.
Temelin ki ne tarafa dogru yatmis ise o yone gidiyorum demis."
Erkekler:
"Peki baci saga, sola, anladik ama ya dimdik durursa ne tarafa
gidiyorsun?"
diye sorunca Fadime:
"Canim,o gün hiç baliga çikilirmi?"

BİZİM CARLO

Carlo Italya'da Fiat fabrikasinda çalisan bir isçi...O zamanki Sovyet
lideri Krusçev resmi bir ziyaret için Italya'ya gelmis. Programda Fiat
tesisleri de var. Fabrikanin tezgahlari arasinda dolasirken Carlo'ya
rastlamis... Herkesin gözü önünde ''Vay Carlo..''diye sarilip
kucaklasmis. Orada ayak üstü sohbet etmisler.Tüm protokol bu dostluktan
saskin.. Konuk gittikten sonra patron Carlo'yu çagirip,Krusçev'i
nereden tanidigini sormus..Carlo''Hiiiç''demis..''Ben eskiden
komünistim..1 mayis kutlamalari için parti beni Moskova'ya göndermisti..
Orada tanismistim..'' Olay unutulmus.. Üç bes ay sonra bu kez Amerika
baskani Nixon gelmis Italya'ya. Yine ayni program ve fabrika
ziyareti.Tezgahlarin arasinda ''Vay Carlo..Vay Nixon..'' muhabbeti..
Iyice meraklanan patron ziyaretten sonra Carlo'yu yine çagirtmis. Soru
da cevap da ayni; ''Bir ara Amerika'ya göç etmeye kalkistim.New York'ta
basim polisle belaya girdi..Bu Nixon o zaman çiçegi burnunda bir
avukatti.Beni o savunmustu..'' Olay bu kadarla kalsa iyi.. Iki ay sonra
Fransa baskani De Gaulle ziyaretinde de ayni manzara yasaninca Patron
Agnelli derin bunalimlara girmis.Kendisini taniyan yok.Yaninda çalisan
Carlo'nun uluslararasi çevresi var.
-De Gaulle'ü nereden taniyosun?
-Nazilere karsi Paris'te yeralti savasi yapiyorduk..Özel kuryesiydim..
-Sen herkesi tanir misin?
-Evet..Hemen hemen.. Patron iyice hirslanmis..''Neredeyse Papa da
arkadasim diyeceksin..'' Carlo gülmüs..''Tabii..Yakin arkadasimdir..''
Çildirma noktasina gelen Agnelli haykirmis:''Ispatla... Ispatlayamazsan
kovarim..'' Carlo''tamam''demis..''Bu pazar ayininde Vatikan meydaninda
olun. Papa balkondan halki takdis ederken ben yaninda olacagim..''
Patron pazari iple çekmis. Vatikan'da Papa'yi bekleyen kalabaligin
arasina karisip beklemeye baslamis.Bir süre sonra Papa balkona çikmis.
Yaninda Carlo.. Kalabaliga bakip,patronunu bulmaya çalisiyor.O sirada
bir kargasa olmus. Biri bayilmis.Carlo bayilanin kendi patronu oldugunu
görünce Papa'ya ''Bana müsade''deyip meydana kosmus..
Agnelli yerde yatiyor... Bir iki kisi de ayiltmaya çalisiyor..Carlo
çevresindekilere ''Bu benim patronumdur,ne oldu?''diye sorunca biri
cevap vermis:
-Siz Papa ile balkona çiktiginizda bunun önünde iki Japon turist vardı.

Japonlardan biri senin patronuna döndü. (Su sagdaki bizim Carlo ama
yanindaki kim?) diye sorunca seninki düsüp bayildi

HOSTES

Kaptan pilot uçagi kaldirmis, Amerikaya uçuyorlarmis.
Yolculara gereken anonsu yapmis ve fikra o ya, anonsu kapatmayi unutmus.

Uçagi otomatik pilota baglamis ve sööle gerindikten sonra kendi kendine konusmaya baslamis.

-"Oohhhh bee, gidip sööle güzel bi siçayim, sonra da hostesi güsseellll bikeyim demis."

Tabi bütün yolcular duymus. Hostes durumu kurtarmak, pilota haber vermek için tam kosacakmis ki, birinin valizine takilip düsmüs.

Adamin biri hostesi yerden kaldirirken

-"Acele etme bacim herif önce siçacak" demis

ŞARBONLU KARPUZ

Karpuz yetiştiren bir çiftçi, çocuklar tarafından çalınan karpuzlarını kurtarmak için tarlanın bir köşesine
"bu karpuzlardan birine şarbon enjekte edilmiştir" diye tabela asar.
Bir haftadır karpuzların çalınmamasına sevinirken astığı tabelanın yanına yeni bir tabela eklenmiştir:
"Artık o karpuzlardan iki tane var"

GENC PAPAZ'IN VAAZI

Genc papaz ilk defa vaaz verecekti, cok heyecanliydi.

Yasli papaz bunu farketti "evladim su sisenin icindekinden bir bardak ic" dedi.

Genc papaz bir iki derken bir sise sarabi bitirdi, cikti vaazini verdi,

k?rs?den asagiya indi ve sordu:

-"Nasildim peder"

-"Iyiydin evladim, yanliz uc noktaya bundan sonra dikkat et,



1. Kursuden inerken merdivenleri kullan, trabzandan kayma
2. Dua aralarinda amin dedirt, oley degil,
3. Isa peygamber, allahin ogludur, onun bunun cocugu degil."

GÖKDELENDEN ATLAYAN KADIN

Kadinin bir tanesi 50 katli bir gokdelenin tepesinden intihar etmek icin atliyor. 40nci katta bulunan italyan yakisiklisi pencereden bakarken kadinin dustugunu goruyor ve uzanip kadini yakaliyor.
- -Hanimefendi ne oldu neden intihar ediyorsunuz ? Hayat ne kadar guzel, ya
samak ne kadar guzel ?- Kadin adama soruyor
- -Peki ne yapiyim intihar etmiyimde ?-
Adam cevap veriyor.
- -Sizinle once guzel bir italyan restoranina gideriz, guzel bir yemek yeri
z arkasindan bir bara gideriz birseyler icip biraz birbirimizi taniriz.-
Kadin heyecanla soruyor; - -Peki sonra ne yapariz-
Adam:
- -Eger birbirimizden hoslanirsak ya senin evine gideriz yada benim evime g
ideriz beraber oluruz.-
Kadin bunu duyunca - -! iste siz erkekler hep boylesiniz, ben de zaten bunun icin intihar ediyorum, seksten baska birsey dusunmezsiniz siz- deyip adamin elinden kurtuluyor ve tekrar dusmeye basliyor.Bu sefer otuzuncu katta bulunan Fransiz kadini farkediyor ve yakaliyor. Ayni konusmalardan sonra kadin tekrar soruyor.
--Peki intihar etmiyim de ne yapiyim?-
Fransiz cevap veriyor. - -Sizinle once guzel bir Fransiz restoranina gideriz, yemek yeriz yanina nefis bir sarap iceriz arkasindan bir bara gideriz kahve ve Fransiz konyagi iceriz.-
- -Sonra- diye sorunca kadin,
- -Eger birbirimizden hoslanirsak ya senin evine gideriz yada benim evime gideriz beraber oluruz.-
Kadin yine - -iste siz erkekler hep boylesiniz, ben de zaten bunun icin intihar ediyorum, seksten baska birsey dusunmezsiniz siz- deyip fransizin da elinden kurtuluyor ve tekrar dusmeye basliyor.
Bu sefer yirminci katta bulunan bizim Temel tutuyor kadini- -Uyy hanimefendu neden intihar edeysinuz?-
Kadin Temel-e
- -Peki ne yapi! yim intihar etmiyimde ?- diye soruyor.
Temel, - -Once bir balik restoranina cideruz sizinle balik yeruz raki iceruz, arkasindan bir bara cideruz tekrar raki icip muhabbet ederuz.-
Kadin merakla - -Eee peki sonra ?- deyince, Temel,
- -Sonra ben sizu evinuze birakirum, eger istersenuz bana telefon numaraniz
i verirsinuz ben sizu ararim ve daha sonra tekrar bulusup
birseyler yaparuz..-
Kadin heyecanla soruyor
- -Peki seks ? Yani o gece birbirimizden hoslanirsak seks yapmiyacakmiyiz-
deyince..
Temel - -Hassiktir ulan anlamaliydim zaten orospi oldugunu- deyip kadini asagi atar.

YAHUDİ DİLENCİ

Roma'da dunyaca unlu San Pietro Kilisesi'nde buyuk bir pazar ayini...
Gorkemli bir dinsel toren.. Papa bile katiliyor. Koskoca meydan mahser yeri
gibi..Kilisenin ici de disi da tiklim tiklim.. Bu arada kilise kapisinda iki
adam ozellikle dikkati cekiyor...ikisinin de boynunda kocaman birer levha
asili..


Birinde "Ben koyu bir Hiristiyan'im ,lutfen bana yardim ediniz "
yazili.
Ötekinde ise sadece " Ben koyu bir Yahudi'yim " yaziyor.

Tabii ki kiliseden cikanlar Hiristiyan oldugunu ifade eden adama
yanasiyorlar ve ellerini ceplerine atip comertce bir seyler veriyorlar.
Yahudi
oldugunu ifade eden adamda ise siftah yok.

Bu arada kiliseden cikan iyi niyetli biri "Yahudi'yim " yazisi
tasiyana
sokuluyor. " Bana bak kardes " diyor , "..durustluk iyi bir sey, ama
binlerce
Hiristiyan kiliseden cikarken , senin Yahudi oldugunu boyle aleni olarak
ifade
etmen kanimca hic de akillica bir hareket degil. Bak kimse sana para da
vermiyor
zaten.. Bence cikar o yaziyi boynundan , sen de su Hiristiyan gibi..."
deyince ,
boynunda "Yahudi'yim" yazili adam "Hristiyan'im" yazili olana donup
sesleniyor:

- Heey !.. Salamon !.. Herife bak be !.. Gelmis bize ticaret
ogretiyor..

KARADENİZ HORON EKİBİ VE ZEYBEKLER

Bölgelerarası folklor yarışması düzenlenmiş. Finale, Karadeniz horon
ekibiyle Ege zeybek ekipleri kalmış. Ve yarışmayı, zeybekler kazanmış.
Karadenizliler duruma çok bozulmuş. Temel yenilginin nedenini açıklarken
'Biz oynarken çok acele ettik' demiş:

- Keşke biz de zeybekler gibi düşüne düşüne oynasaydık!..

İŞ GÖRÜŞMESİ

Adamın biri gazetede gördüğü seçkin bir şirketin iş ilanına başvurur ve
kısa bir süre sonra da görüşmeye çağırılır. Görüşme olumlu geçer ve
prensipte anlaşıldıktan sonra çalışma koşullarına gelindiğinde müstakbel
patronuyla aralarındaki konuşma şöyle gelişir:

Adam;
Beyefendi bilmeniz gereken bir mevzu var ki, ben 5 bin dolardan aşağı
bir ücretle çalışmam

Patron; aman efendim dert ettiğiniz şeye bakın biz zaten 7500 dolardan
aşağı maaş vermiyoruz kimseye..

A: Harika! ancak bir mevzu daha var ki bana tahsis edeceğiniz araba iyi
bir araba olmalı üstelik son model.. zira başka türlü çalışamam..

P: hah hah haa hiç merak etmeyin biz zaten bütün çalışanlarımıza jip
veriyoruz. üstelik chrysler..

Adam gittikçe hem sevinmeye hem de endişelenmeye başlar, ama böyle bir
fırsatta ele geçmez deyip devam eder konuşmasını sürdürmeye..

A: peki yalnız çalıştığım ortam stresli olursa ben verimli olamam.. Bu
nedenle sadece benim için çalışacak bir hizmetli ve bir de özel asistan ile
yardımcı istiyorum..

Müstakbel patron aynı rahatlıkla cvp verir..: bu konuyu da düşünmeyin
efendim zaten şirketimizin bir reviri bu revirde istihdam edilmiş her bir
çalışan için özel hizmet verecek masözlerimiz var...

Adam artık iyice afallamıştır ve dayanamayıp sorar: "Şaka yapıyorsunuz
herhalde?!"


Patron cevap verir: Ama önce siz başlattınız...!!!!

Kutup Ayisi YAVRUSU

Soguk bir kutup gecesinde yavru kutup ayisi annesine yaklasarak;
- Anneeee, ben kutup ayisi miyim?
- Evet oglum.
- Peki anneee sen de kutup ayisi misin?
- Evet oglum.
- Peki anneee babam da kutup ayisi mi?
- Tabii ki oglum.
- Peki anneee dedem, dedemin dedeleri falan hepsi kutup ayisi miydi?
- Evet oglum hepsi kutup ayisiydi...
- Yani sülalemizde bi karisiklik falan yok di mi anne?
- Yok tabi oglum hepimiz kutup ayisiydik, niye soruyorsun?
- Üsüyorummmm anasini satiyim... Üsüyorummmmm

Dün gece nerdeydin supermen?

Adam sabaha karsi altida evine gelmis. Esi
baslamis sorular sormaya; -Dun gece nerdeydin supermen?
-Musterileri yemege çikardim patronla.. -Peki sonra ne yaptiniz
supermen?. -Bir bara goturduk striptease kulube.. -Sen ne yaptin orda
supermen, demis esi? -Hiic sadece bir bira içtim ve patronla musterileri
otele biraktik, demis adam ve ardindan sormus.. -Neden bana superman
diyorsun geldigimden beri?..
Esi cevaplamis.
-Sadece superman kulotunu pantolonunun ustune giyiyor da ondan.

SEBZE YÜKLÜ ARABA

Köylü adam ve karisi yetistirdikleri sebzeleri arabaya yüklemis satmaya
götürüyordu. Yola henüz çikmislardi ki kadin :
- Aliiiii. Hele bi öpsene beni.
Adam, arabayi durdurdu, karisini yanagindan öptü, yola devam ettiler.
Az sonra kadin tekrar seslendi :
- Aliiii, bi de bu yanagimdan öp gayri...
Araba yine durdu, karisini öbür yanagindan da öptü, tekrar yola koyuldular.

Derken kadin :
- Aliiiiii. Birazda su bacagimi oksasan ya...
Adam, "Ya sabir" çekerek bir daha durdurdu arabayi.
Kadinin bacagini biraz oksadi, yine yola koyuldular. Aradan çok az zaman
geçtikten sonra kadin:
- Aliiiii. Öteki bacagimi de oksar misin?
derken adam gürledi :
- Kalk len patlicanlarin üzerinden! Geç domateslerin oldugu yere
otur!

PREZERVATİF ve HİZMETÇİ

Temizlikci kadin yatagi toplarken bir prezervatif
bulmus.
Evirmis, cevirmis, bir seye benzetememis.
Evin hanimina sormus:
"Bu nedir?"
Hanim ne desin:
"Seyy... siz kocanizla seyyy yani.... sex yapmiyor
musunuz?"
"valla Yapiirik, yapiirik ama derisini yuzene gadar
yapmiirik!!

KEDİ NEFRETİ

Adam karisinin kedisinden o kadar nefret ediyormus ki, ne yapip yapip
ondan kurtulmanin yollarini dusunuyormus.. sonunda bir sabah kediyi
arabaya attigi gibi evlerinin 20 blok otesinde bi sokaga goturmus, onu
orada birakip dogru ise gitmis... Ayni aksam isten eve gelmis bi bakmis
kedi evin bahcesinde karisiyla oynuyor, kadin nese icinde "Ayy butun gun
onu aradim"
demis..
"Ama aksamustu bi baktim gelivermis, evin yolunu nasil da bulurmus
benim akilli kedim"


Adam tabi cok bozulmus ama belli etmemis.. Ertesi sabah yine kediyi
arabasina atmis, bu sefer evin 40 blok otesinde bi sokaga goturup
birakmis yine i_e gitmis, aksam isten eve gelmis bi de ne gorsun kedi
salonda yine karisiyla yerlerde uvarlaniyor.. Ertesi gun adam kediyi 60
blok oteye birakmis, aksam gelmis yine kedi evde.. Sonraki gun 70
blok oteye birakmis, aksam kedi yine evde.. Adam cok kizmis,ertesi sabah kediyi
arabaya koymus, 90 blok oteye gitmis.. Oradan kopru yoluna girmis, ilk
cikistan saga donmus, oradan tekrar saga donmus, gitmis gitmis, bi 20 blok
daha uzaga gitmis, sola donmus, biraz daha gitmis, ve kediyi orada arabadan
atmis..



Saatler sonra evin telefonu calmis, adam karisini ariyor:



"Hayatim, kedi orda mi?"



"Evet.. neden sordun?"



"Sunu telefona bi cagirsana... kayboldum..!

HITLER’IN TITANIK SORUSU

Hitler üç esir yakalamış. İngiliz, Fransız ve bir Yahudi.

"Size soru soracağım, bilirseniz sizi bırakacağım" demiş.

İngiliz'e sormuş:

"Titanik kaç yılında battı?"

İngiliz hemen cevap vermiş:

"1912"

Hitler göndermiş İnlgiliz'i. Fransız'a sormuş bu kez:

"Titanik'te kaç kişi öldü?"

Fransız cevap vermiş:

"1050"

"Tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür bırakmış. Ve Yahudi'ye dönmüş:

"Say lan kurtulanlari!"

16 Ocak 2010 Cumartesi

NİŞANLILIK

Oniki yaşındaki oğlan ondört yaşındaki amcaoğluna soruyor: - Abi ablam
nişanlanıyor biliyorsun.. .

- Yaz sonu nikah varmış, bizim evde de konuşuyorlardı .

- Ben sana bir şey sormak istiyorum...

- Söyle...

- Bu nişan dedikleri ne? Evde sordum, 'Eh evlenecekler işte' diyorlar ama
nişanlanınca ne oluyor, onu anlayabilmiş değilim.

- Hıııım... Zor soru, bak ben sana bir örnekle anlatayım...

- Dinliyorum.

- Diyelim ki Şubat'ta yarıyıl karnesini aldın, hepsini pekiyi getirdin. Sana
bir bisiklet alıyorlar ve 'Haziran'da bütün dersleri pekiyi getir, sınıfı
geç, bu bisiklet senin' diyorlar. İşte Şubat ile Haziran arasındaki o süre
var ya, bisiklet senin ama binemiyorsun; o süreye 'nişanlılık dönemi'
deniyor.

- Haa şimdi anladım, bisikletin var, evde duruyor; sen ona bakıyorsun o sana
bakıyor; ama binemiyorsun ta ki sınıfı geçene kadar. Peki dokunmaya izin var
mı?

- Vallahi onu ben de tam bilemiyorum; binmek kesinkes yasak da, galiba
ziliyle oynayabiliyorsun! ..

NESLİ TÜKENEN AYI

Dünyada sadece bir çift kalan nadir bir ayı türünün erkeği
ölmüş. Bu ender hayvanın üreme ihtimali sıfır,bu yüzden soyu
tükenecek. Ne yapalım diye düşünmüşler;kurullar toplanmış,çözüm
yok. Kuruldaki bir Türk bilim adamı şöyle demiş: 'Bizim memlekette bir
Hayati abi var , söylemesi ayıptır aynen bu ayıya benziyor,hatta daha
kıllıdır,ondan rica edebiliriz, 100-200 dolarda ödül verirsek bu işi
yapar ve ayıların soyunu kurtarır herhalde' demiş.
Bakmışlar başka çare yok, Hayati abiye gitmişler ve durumun
önemini, yapacağı hizmetin büyüklüğü! nü anlatmışlar, birde
'Karşılığında 100 dolar söz konusu' demişler. Hayati abi düşünmüş ve
'Olur ama 3 şartım var.' demiş.
Herkes sevinç ve merakla 'Ne?' diye sormuş...

1. Öpüşmem...
2. Yavru erkek olursa rahmetli babamın adını koyarsınız.
3. 100 dolar çok,en fazla 50 dolar veririm.

TEMEL VE DEDESİ

Temel ve dedesi otele gitmişler. Otelde tek bir yatak boşmuş, bu yüzden dede torun birlikte yatmışlar. Gece yarısı dede Temel'i dürtmüş ve demiş ki:
- 'Temel bana karı bul'. Temel ise dedesine:
- 'Dede sakin ol yat' demiş. Biraz sonra dede ikinci defa Temel'i dürter ve:
- 'Temel bana karı bul' der. Temel yine:
- 'Dede sakin ol yat' der. Dede biraz sonra üçüncü defa Temel'i dürtüp:
- 'Temel bana karı bul' deyince artık Temel isyan etmiş ve dedesine demiş ki:
- 'Dede! tuttuğuna güveniyorsan o benimkidir!

MAHO AĞA

Maho ağa, dağ, bayır gezerken bastığı yere dikkat etmez ve uçurumdan yuvarlanmaya başlar. Çizgi filmlerdeki gibi, uçurumun yarısında bir ağaç parçasına zor tutunur.
Kendine gelince var gücü ile seslenir;
-Ula yoharida kimse yoh miiiii?.....
Sadece sesi yankılanmaktadır. Aradan biraz zaman geçer.
Bir gayret daha;
-Ula yoharida kimse yoh miiiii?....
Hiç ses soluk yoktur. Epey zaman geçer.
Hava kararmaya, tutunduğu dal çatırdamaya başlamıştır.
Zaten kolunda da mecal kalmamıştır.
Son bir gayretle ve bağırmaktan kısılmış olan sesi ile:
-Ula, ula yoharida kimse yoh miiii?.....
Derken, nereden geldiği belli olmayan, içinden mi, dışından mı bir ses duyar; -Ben varım!...
Gözleri parlamış ve azıcık can gelmiştir Maho ağaya; -Vayyy sen kimsin?
-Ben seni yaratan Allah'ınım.
-Bana bir çare Allahım, ne olur.
Allah;
-Saatlerdir orada sabırla ve isyan etmeden bekledin ey kulum.
Bu sabrının mükafatı olarak senin bütün günahlarını affettim.
Bırak elini ve gel cennetime!
Maho Ağa azıcık düşünür;
-Ula başka kimse yoh miiiiiii

KÖPRÜYE ZAM

Vezirler huzura cikmislar:

- Padisahim, hazinede para kalmadı. Yeni vergilere ihtiyacımız var,

diyerekten.. .

Padisah, kavugunun altindan kafasini kasimis,

- Eeee! Ne vergisi koyalim?, demis...

Vezirler:
- Koprulere adam koyalim, gecenden bir akce alsinlar!

Padisah,

- Tamam, demis.

Aradan bir sure gectikten sonra sormus vezirlerine:

- Nasil, halk hayatindan memnun mudur? Her hangi bir sikayet var mi?

- Hic bir tepki yok Sultanim!

- Iyi o zaman koprunun diger tarafina da bir adam koyun, cikandan da bir akce alsin!




Aradan bir süre geçmis, Padisah tekrar sormus vezirlerine:

- Var mı halinden sikayet eden?

- Yok!





Halkinin tepkisizligine kizan Padisah, gurlemis:

- Koprulerin ortasına da birer adam koyun, gelip geceni koprunun ortasinda becersin!

Aradan birkac gun gecmis, halktan bir tepkinin olmamasina icerleyen Padisah, çagirmis vezirlerini,

-Halki dinleyelim hele bir, demis.



Gitmisler köye, Padisah sormus:

- Halinizden memnun musunuz, var mi bir sikayetiniz?


Ses yok.



Padisah tekrar :

-Ulan demis, tas ustunde tas omuz ustunde bas komam!!! Var mi sikayeti olan hemen soylesin!





diye gurleyince arkalardan ciliz bir ses duyulmus:

-Padisahım, o köprünün ortasındaki adam var ya!..

- Eeee!, demis Padisah bir umutla... Ne olmus o koprunun ortasindaki adama???

- Aksamlari cok kalabalik oluyor, sira uzuyor, eve geç kalıyoruz, mumkunse bir adam daha koysaniz...

ALTERNATİF NASREDDİN HOCA FIKRASI

Bu sefer komşusu hocadan kazanını istemiş.
Bir hafta sonrada içinde bir tencere ile hocaya geri getirmiş.
Hoca sormuş; "Bu tencere de ne?"
Komşusu; "Senin kazan doğurdu" demiş..
Hoca kazanın bir o tarafına bakmış, bir bu tarafına:
"Tabi doğurur, kazanın *mına komuşsunuz. "

POZİTİF HABER

Adam, kisa bir sure once ayrildigi evine telefon acar, bahcivana sorar:
"Nasil her sey yolunda mi?"
- Yolunda. Yalniz, kuregin sapi kirildi onu tamir etmeye calisiyorum.
- Neden kirildi?
- Kopeginize mezar kazarken, zorlamisim, bu yuzden kirildi.
- Nee! Kopegim oldu mu?
- Havuza dustu oldu.
- Benim kopegim cok iyi yuzerdi; nasil havuzda olur?
- Ama havuzun suyu bosalmisti, betona cakildi; bu yuzden hayatini kaybetti.
- Daha havuzu yeni doldurtmustum. Neden bosalttiniz?
- Biz degil itfaiyeciler bosaltti. Cunku evdeki yangini sondurmek icin ilâve
suya ihtiyac duydular.
- Evde yangin mi cikti?
- Evet efendim. Annenizin vefati dolayisiyla cok sayida insan geldi. Bir
sigara izmaritinden kâgitlar, ardindan da perde tutusmus. O kalabalikta
farkina varamadik.
- Annem nasil oldu? Sapasaglamdi.
- Haklisiniz. Biz de sasirdik ama, sizin yatak odaniza bir sey bakmaya
girmis. Yatakta karinizla en yakin arkadasinizi gorunce kalbine inmis.
- Yahu hic pozitif bir haber yok mu? Bunaldim.
- Olmaz olur mu? Var. Gecen gun siz AIDS testi yaptirmistiniz ya.. Iste onun
neticesi pozitif cikti

DAĞCI KEKEME

İki tane dağcı, birisi kekeme, dünyanın en yüksek dağına tırmanacaklarmış. Dağın ortasına tırmandıklarında, bizim kekemenin yine dili tutulmuş:
-"Çad.. çad.. çad..!" demeye başlamış. Öbür ki de;
-"Yukarı çıkalım, söylersin." demiş.
Çıkınca sormuş; "ne diycektin lan?" diye.
-"Çad.. çad.. çad.. çadırı aşağıda unuttuk!" diyor kekeme olan.
Çadır olmayınca Aşağı inmeye karar vermişler dağın ortasında kekeme yine;
-"Şak.. şak.. şak..!" diye konuşmaya çalışmış.
Öbür ki de, yine;
-"Aşağı inelim, söylersin" demiş.
Aşağı inmişler. Adam bakmış, çadır madır yok! Dönmüş ve sormuş:
-"Sen ne diyecektin?" diye...
-"Şak.. şak.. şak.. şaka yaptım!"

NOŞUT

Temel Afrika'ya safariye gitmiş. İlk günün sonunda gece otelin lobisinde avcılar konuşuyormuş. İngiliz ben bugün 1 gergedan vurdum demiş. Fransız ben de 1 aslan vurdum demiş. Temel de ben de 1 noşut vurdum demiş. İngilizle Fransız anlamamış ama cehaletleri belli olmasın diye de sormamışlar. Ertesi gün yine ava gidilmiş gece yine toplanmışlar. İngiliz ben 2 kaplan vurdum demiş. Fransız ben de 1 fil vurdum demiş. Temel ben 4 noşut vurdum demiş.
İngiliz dayanamamış sormuş:
- "Kusura bakma ama noşut nasıl birşeydir? Bunca yıllık avcıyım hiç duymadım."
Temel de "Ben de ilk defa burda gördüm. Kara kara birşeyler insana benziyorlar. ellerini kaldırıp noşut (no shoot) noşut diye bağırıyorlar demiş.

TEMEL'İN SAVAŞ ANISI

Temel torunlarına savaş anılarını anlatarak hava atmaktadır.

"Düşman çok kalabalıktı.." der, "çevremizi sardılar..."

"Eee..." der torunları "sonra noldu dede?"

"Yapabileceğimiz bir şey yoktu. Teslim olun diye bağırdılar bize.
Teslim olun sadece bir defa s*keceğiz. Yoksa hepinizi öldürürüz..."

"Eee..." der torunları, "sonra noldu dede?"

"Hmm... Sonraaa..." der Temel... "Hepimiz öldük

DOLAPTAKİ MARANGOZ

Kadının biri dolabından gelen gıcırtıyı kesmesi için eve marangozu çağırır marangoz bakar ama bir sorun bulamaz dolap gıcırdamıyordur ve sorar:
-Abla bu dolabın bir şeyi yok ne yapayım?

Kadın:
-Normalde gıcırdamıyor zaten yoldan otobüs geçerken gıcırdıyor sen şimdi dolabın içine gir otobüs geçerken bakarsın. der
-Adamda tamam der başlar beklemeye.

Bir müddet sonra kadının kocası eve gelir üzerini değiştirmek için dolabın kapağını açınca birde ne görsün içinde bir adam hemen sorar.
-Ne işin var senin benim dolabımda...

Adam:
-Abi ne desen haklısın şimdi sana otobüs bekliyorum desem inanmazsın..

MARS'TA HAYAT VAR MI ?

Temel Marsa giden ilk astronottur .

10 milyar dolarlik muhtesem bir uzay gemisi ile giden Temel'den donuse dek haber alinamayacaktir .
Temel 10 yil sonra geri dondugunde flaslar patlar , herkes merakla etrafini sarar .

"Marsta hayat var mi ???"

Temel omuzlarini silker : " Yok ..."

Bilim adamlari basin ve tum dunya hayal kirikligi icindedir .
Temel'i ucaga bindirip Trabzona ugurlarlar .

Aksam evinde ailesi ile TV 'den kendi donusunu seyreden Temel'in oglu sorar :
" Buba yahu hakikaten Mars 'ta hayat yok muydu ?"

Temel yine omuzlarini silker :
" Hacan saat 11 dedin miydu butun tukkanlar kapaniyi ! Sen puna hayat mi diysin ? "

5 YAMYAM AYNI ŞİRKETTE

Bir firmada 5 tane yamyam programcı olarak görevlendirilirler. Müdürleri onlara hitaben: "Şimdi burada çalışabilirsiniz. Burada iyi para kazanabilirsiniz. Ama yemek yemek için firmanın kafeteryasına gideceksiniz ve diğer çalışanları rahat bırakacaksınız..." der. Yamyamlar hiç bir çalışanı rahatsız etmeyeceklerine söz verirler. 4 hafta sonra müdürleri gelir; "Çok iyi çalışıyorsunuz. Yalnız firmadaki temizlikçi kız kayıp. Ona ne olduğunu biliyor musunuz?" diye sorar. Yamyamlar hepsi bu işle hiç bir ilgilerinin olmadığını söylerler. Müdür gidince yamyamların şefi diğerlerine döner: "Aranızdan hangi maymun temizlikçi kızı yedi?" diye sorar. En arkadaki yamyam alçak bir sesle cevap verir: "Ben yedim." Bunun üzerine şef şöyle cevap verir. "Ulan aptal! Biz 4 haftadır grup müdürleri, ürün müdürleri, proje yoneticilerini yeyip duruyoruz ki kimse farkına varmasın diye, senin temizlikçi kızı yemen sart mıydı?..”

KURNAZ TEZGAHTAR

Amerikada bir süpermarkette, müşteri yarım kivi
satın almak istiyor.
Tezgahtar bunun mümkün olmadığını söylüyor. Kavga
çıkıyor.
Tezgahtar koşa koşa müdüre çıkıyor:
- "Efendim, hayvanın biri yarım kivi almak istiyor",
der demez şöyle bir arkasına dönünce ne görsün!!
Müşteri birlikte gelmiş, ensesinde duruyor...
Tezgahtar hemen müşteriyi işaret ediyor:

-"Bu beyefendi de diğer yarısını almak istiyor,
efendim..."
Müdür durumu anlıyor, adama yarım kiviyi mecburen
verip gönderiyorlar.
Müdür bir saat sonra tezgahtarı çağırtıyor:
-"Tebrik ederim, çok zeki davrandın, iyi idare ettin,
nerelisin sen?
-" Brezilyalıyım efendim..."
-"Amerikaya niye geldin?"
-"Brezilya cazip bir yer değil efendim, orada insanlar
ya hayat kadını, ya da futbolcu..."
-"Biliyor musun benim karım da Brezilyalı..."
-"Yaa öyle mi, acaba karınız hangi takımda futbol
oynuyordu?

EN GÜZEL ÖZEL GÜN

Sabah kahvaltıda kadın;
-"Eminim, sen bugünün ne olduğunu hatırlamıyorsun bile" dedi..
-"Tabii, hatırlıyorum" dedi adam... Çıktı, gitti.


Öğleye doğru kapı çalındı..
Çiçekçi çocuk harika bir kırmızı gül buketi bıraktı...
Az sonra kapı tekrar çalındı, bu defa kösedeki pastanenin çırağıydı gelen...
Kocaman bir çikolata kutusu bıraktı gitti.
Öğleden sonra gelen kutudan da, olağanüstü güzel bir elbise çıktı..

Kadın kocasının dönmesini zor bekledi ve daha kapıda boynuna sarıldı..
- "Önce çiçekler, sonra çikolata, ve sonra da elbise..

Bu hayatımdaki en güzel Cumhuriyet Bayramı...
- " Adam: " .........Hadi beeeeee."

CİN ALİ SINIF ATLAMAK İSTİYOR

Bir gün Cin Ali, öğretmenine giderek dersten sonra kendisiyle
görüşmek istediğini söyledi. Öğretmen kabul etti ve sordu:
> -Sorun nedir Ali ?
> -Ben bu sınıfın düzeyine göre fazla zekiyim. Bir üst sınıfa geçmek istiyorum.

İstek konusunda bilgi verilen Müdür Cin Ali'ye bunun için bir testten geçmeyi isteyip istemediğini sordu. Cin Ali tereddütsüz kabul etti ve test başladı.
> -Söyle bakalım Ali: 3X4
> -Oniki
> -Peki 6X6
> -Otuzaltı Müdür bey
> -Japonya'nın başkenti
> -Tokyo

Ve test bir saat sürdü, Cin Ali hiç hata yapmadı. Test sonunda Ali'nin öğretmeni de soru sormak istedi. Ali ve Müdür bu isteği kabul ettiler.
Öğretmen sorulara başladı:
> -İneklerde dört tane, ben de iki tane olan nedir ?
> -Bacaklar öğretmenim!
> -Doğru! Peki; senin pantalonunun içinde olup, benim pantalonumun içinde olmayan nedir ?
Müdür bu soruya çok şaşırır....
> - Cepler öğretmenim.
> -Kadınların tüylerinin en kıvırcık olduğu yer neresidir.
Velet tereddütsüz yanıt verdi:
> -Afrika'dır öğretmenim.
> -Yumuşak olup, kadınların ellerinde sertleşen nedir ?
Müdür gözleri faltaşı gibi açılmış tam konuşacakken Ali yanıtladı:
> -Tırnak cilası.
> -Peki... bekâr bir kadına göre evli kadında daha geniş olan nedir ?
Müdür kulaklarına inanamıyordu...
> -Yatak öğretmenim.
> -Vücudumun en nemli yeri neresidir ?
> -Dil öğretmenim.
Nefes nefese kalan Müdür test'i bitirmeye karar verdi ve:
> -Değil bir üst sınıfa, ben bunu doğrudan Üniversiteye
göndereceğim. Çünkü ben bütün sorulara yanlış cevap verdim !!!!

Vatikan'da pazarlık

Cok iyi giyimli bir is adami Vatikan'a gelir papayla gorusmek istedigini soyler. Kendisini bir Kardinal'e gotururler. Adam israr eder.
- Sizinle degil, dogrudan Papa ile ve yalniz gorusmek istiyorum.
Sonunda adami Papa'nin huzuruna cikarirlar. Ama adamin ne istedigini merak eden Kardinaller kapinin disinda kulak kesilmis iceriyi dinlemektedirler.
Iceride sesler yukselmistir.
Adam : - 1 milyar dolar.
Papa : - Olmaz
- 2 milyar dolar.
- Hayir.
- 5 milyar dolar.
- Hayir.
Adam kapiyi carpar, hisimla uzaklasirken Kardinaller iceri kosusur.
- Sayin Papa hazretleri, 5 milyar dolar muazzam bir para. Dusunun bu para ile kac katedral, kac kilise yapilir, dunya uzerine kac misyoner gonderilirdi. Parayi nicin kabul etmediniz ?
- Ne yani ? Her duadan sonra Amin yerine Coca Cola mi deseydik ?

HAHAM PAPAZIN YERİNE BAKARSA...

Papaz her pazar oglen kasabadaki ahalinin gunah cikartmasini dinler ve de onlara yol gosterirmis.

O gün rahibi başka bir kasabadan bir davet icin hafta sonu icin cagirmislar. Papaz hem gitmek istiyor hem kiliseyi kime birakacagini bulamiyormus.

Sonunda kilisenin tam karsisindaki sinagoga gidip durumu kasabanin hahamina anlatmis.

Haham :

-Nasil olur ben sizin kurallari hic bilmem ki .....

dese de papaz :

-Ben vaaz verdikten sonra sana ogretirim, cok kolay, sen sesini
cikarmadan yanimda dur, gunah cikartanlara nasil cevap verdigimi gor, isi hemen anlarsin demis.

Haham Tanri katinda bir din adamina yardim edecegi icin boynu bukuk kabul etmis.



Pazar gunu gelmis papaz ile haham birlikte odaya girip gunah cikartmaya gelen birinci kadini dinlemisler:

- Muhterem peder

- Evet yavrum demis papaz. hahamda dinlemede.

- Muhterem peder. ben tam uc kez zina isledim. Ama cok pismanim. bana
bir yol goster de bu gunahtan arinayim.

- Yavrum kudus tarafina don ve Kutsal bakire meryem ana ile ilgili bir
dua oku, cikarken de kumbaraya 100 dolar at gunahindan arinmis olursun.

Biraz sonra bir baska kadin gelmis:

- Muhterem peder.

- Efendim kizim.... Haham yine dinlemede...

- Muhterem peder. ben tam uc kez zina isledim. Ama cok pismanim. bana
bir yol goster de bu suclardan arinayim.

- Himmmm. Yavrum Kudus tarafina don ve Kutsal bakire meryem ana ile
ilgili bir dua oku cikarkende kumbaraya 100 dolar at gunahindan arinmis olursun.

Kadin tesekkur edip gittikten sonra Papaz hahama donmus:

-Anladin dimi diyip, bir kosu arabaya binip yola cikmis.

Biraz sonra gunah cikarmak icin bir kadin daha gelmis:

- Muhterem peder.

Haham ogrendigi gibi:

- evet yavrum ...

- Muhterem peder. ben tam iki kez zina isledim. Ama cok pismanim. bana
bir yol goster de bu suclardan arinayim. Cok utaniyorum .

haham bir an dusundukten sonra cevap vermis:

- Yavrum uzulme. Su anda bir kampanyamiz var. Sen git bir zina daha
yap.sonra gel kudus tarafina don ve Kutsal bakire meryem ana ile ilgili bir dua oku cikarkende kumbaraya 100 dolar at gunahindan arinmis olursun.

Salamon ölüm döşeğinde

Salamon ölüm döseğindeymiş.

Bir ara, yarım asırlık karısı, elini şöyle iki
avcunun içine alınca, ihtiyar gözünü açmadan sormuş:

- Raşelim, sensiin?
- Benim Salamon'um, benim.
- Oğlum Moiz de burdadıır?
- Buradayım babacığım!
- Ortanca oğlum İzi de burdadıır?
- Tabii ki babacığım!
- Ya güzel kızım Estel, Estelim de burdadıır?
- Salamon'um, hep buradayız, bütün ailen yanındadır...
- Ulan dükkânı kime bıraktınız?

Hayvanat bahçesinde bir kadın

Bir bahar günü adam ve karısı hayvanat bahçesine giderler.
Kadın hoş bir kolsuz pembe elbise giymiştir.
Hayvanat bahçesinde fazla kimse yoktur. Gezerlerken
gorillerin olduğu bölümde oldukça kıllı ve iri bir goril görürler.
Goril kadını görünce heyecanlanır ve çite tırmanıp tek
eliyle göğsünü dövmeye başlar. (Gorillerin kur yapma biçimi) Herhalde
kadının açık giysisinden etkilenmiştir.

Adam bunun komik olduğunu düşünür ve karısına gorili
daha fazla tahrik etmesini önerir.
Kadın elbisesinin omuzarını indirir ve goril çığlıklar atmaya başlar.
Adam karısını biraz daha teşhirciliğe ikna eder ve kadın
elbisesinin eteğini biraz yukarı kaldırır ve goril çıldırır,
zıplamakta ve bağırmaktadır.
O anda adam karısını yakalar, gorilin kafesini açar ve karısını içeri atarak
kapıyı kapatır

- Şimdi ona başının ağrıdığını söyle der.

II. dünya savaşında Yahudi asker

II. Dünya Savaşı sırasında Rus orduları geri çekiliyorlar. Rus generali durumu kurtarmak için askerleri teşvik etmeye karar vermiş. Her getirilen ölü Nazi için 10 ruble vaad etmiş. Askerler saldırmışlar. Çatışmadan sonra kimi 1 kimi 3 ceset getiriyor ve paralarını anında alıyorlarmış. Bir ara Yahudi bir asker, bir vagonla beraber gelmiş. Vagonun kapısını açmışlar, içerisi ceset doluymuş. General bunu görünce şaşırmış ve askeri kenara çekerek :

"Asker, anlarsın ya bütçemiz zayıf, haydi ben sana 7.50 ruble ceset başı vereyim" demiş.


Asker:

"Olmaz" demiş, "Zaten bana geliş fiyatı 8.30 ruble"

İMAM ve SEL

> > BİR KÖYÜN CAMİSİNDE İMAM CEMAATE VAAZ VERMEKTEDİR. ANSIZIN İÇERİ DALAN BIR KÖYLÜ KÖYÜ SEL BASMAKTA OLDUĞUNU HABER VERIR. BÜTÜN CEMAAT HEMEN
KENDİLERİNİ DIŞARI ATIP, KAÇAR. SADECE İMAM BÜTÜN ISRARLARA RAĞMEN KÖYÜ TERKETMEYİ REDDEDER VE TANRI'NIN KENDİSİNİ KORUYACAĞINI SÖYLEYEREK, CAMİDE KALIR.
KISA BIR SÜRE SONRA SULAR CAMİYE ULAŞR, İMAM ÇARESİZ MİNAREYE ÇIKAR. SULAR MİNARENİN İLK KATINA YÜKSELİRKEN BİR TEKNE İMAMI KURTARMAYA GELİR. ANCAK DİNİ BÜTÜN İMAM,TANRI'NIN KENDİSİNİ KORUYACAĞINI SÖYLEYEREK TEKNEYE
BİNMEZ.
SULAR YÜKSELİR, İMAM İKİNCİ KATA ÇIKMAK ZORUNDA KALIR. BİR TEKNE DAHA GELİR ANCAK İMAM YİNE TANRI'NIN KENDİSİNİ KORUYACAĞINA İNANCININ TAM OLDUĞUNU SÖYLEYEREK TEKNEYE BINMEZ. SULAR İYİCE YÜKSELİR.
İMAM ARTIK MİNARENİN EN TEPESİNDEDİR. BİR HELİKOTER YAKLAŞIR. İÇİNDEKİLER DURUMUN> KÖTÜ OLDUĞUNU ANLATARAK İMAMA HELİKOPTERE GELMESİ KONUSUNDA ISRAR EDER. İMAM HELİKOPTERE BİNMEYİ DE REDDEDER. BİR SÜRE SONRA SULAR İYİCE YÜKSELİR VE İMAM BOĞULARAK OLUR. KENDİSİNİ CENNETİN KAPISINDA MELEKLER KARŞILAR. MELEK: HOŞ GELDİNİZ.
> CENNETTE KÖŞÜNÜZ HAZIRLANDI . BUYRUN.
> >
> > İMAM: CENNETE GİRMEK İSTEDİĞİMDEN EMİN DEĞİLİM.
> >
> > MELEK: NEDEN ?
> >
> > İMAM: TANRI'YA BİRAZ KIRGINIM.
> >
> > MELEK: NE OLDU Kİ ?
> >
> > İMAM: BEN HAYATIMI İBADET EDEREK GEÇİRDİM. İNSANLARA HEP İYİLİK YAPTIM, GÜNAHTAN UZAK DURDUM. YAŞADIĞIM KÖYÜ SEL BASTI, HERKES KAÇTI AMA BEN TANRI'NIN BENİ KURTARACAĞINA İNANDIĞIMDAN KALDIM. GÖRÜYORSUNUZ Kİ ŞİMDİ BURDAYIM...
> >
> > TAM BU SIRADA YUKARIDAN TANRI'NIN SESİ DUYULUR:
> >
> > SALAĞA İKİ TEKNE BİR HELİKOPTER GÖNDERDİK DAHA NE YAPACAKTIK Kİ
> !!!!!!!!!!!!