20 Ocak 2010 Çarşamba

İNCİL'DE YAZILI

Adamin biri New York'ta bir otele inmis.
Aksam üzeri otelin barina gidip garson kizlarin yakalarinda yazili olan
isimlerine söyle bir göz attiktan sonra Nancy adli garsonu çagirmis ve Bu
aksam benim ile yemek yer misiniz? diye sormus.
Nancy "Bilmem ki.. " diye kırıtırken adam:
Merak etme kizim, çekinecek bir sey yok. Bu Incil'de de yazili demis.
Nancy biraz saskin bir eda ile "Peki" demis.
Aksam lokantada bulusup yemis içmisler.
Yemek bitince adam Nancy'i odasina davet etmis.
Nancy "Hayir gelemem" diye cevap verince de adam:
Merak etme Nancy, çekinecek bir sey yok. Bu Incil'de de yazili" demis.
Nancy yine saskin saskin "Peki" demis.
Adamin odasina çikmislar, bir kaç kadeh içip biraz müzik dinlemisler.
Sonra adam Nancy ile sevismek istemis.
Nancy "Hayir , katiyen olmaz.. "diye itiraz edince adam yine:
Merak etme kizim, çekinecek birsey yok. Bu Incil'de de yazili" demis.
Nancy "Hani? Incil'in neresinde yazili? Göster bakalim" deyince adam basucundaki otel Incil'ini almis. Nancy'e kapagin içini göstermis.
Orada bir kalem ile yazilmis su cümle varmis
"Bardaki garson kiz Nancy, muhtesem sevisiyor!"

18 Ocak 2010 Pazartesi

Guru ve Amerikalı

Amerikalı sadece paraya ve maddiyata dayalı hayatından bıkıp usanınca herşeyi satıp savmış, Hindistan'a gitmiş. Memleketin kuş uçmaz kervan geçmez bir köşesinde yaşayan, şöhretini duyduğu bir gurunun kapısına dayanmış. Yalvarmış, yakarmış ve sonunda eşiği aşmayı
başarmış.

Guru, otlardan, samanlardan yapılma bir kulübe göstermiş Amerikalı'ya.

"Burada inzivaya çekileceksin" demiş. "Kimseyle görüşmeyeceksin, kimseyle konuşmayacaksın, su ve ekmekle yetinip tefekküre dalacaksın!.."

On sene geçmiş. Guru bir gün, Amerikalı'yı yanına çağırtmış :

"3 kelime söyleme hakkın var. Seni dinliyorum!"

Zar zor konuşmuş Amerikalı:

"Karnım çok aç!"

"Günlük tayınını biraz artırın!" demiş guru ve kulübesine geri göndermiş.

Bir on sene daha geçmiş. Tekrar yanına çağırtmış:

"3 kelime söyleme hakkın var. Dinliyorum!"

" Yatak çok sert!"

"Altına biraz daha saman ilâve edin!" demiş, kulübesine geri göndermiş.

Bir on sene daha geçmiş, guru, bir kez daha yanına getirtmiş Amerikalı'yı.

"3 kelime hakkın var. Dinliyorum!"

"Evime gitmek istiyorum!"

"Defol git ulan nereye gideceksen! Zaten geldiğinden beri vır vır vır, devamlı ondan şikâyet, bundan şikayet, defoool..."

SAĞIR DİLSİZ TETİKÇİ VE TERCÜMAN

Mafya babasi haraçlarini toplamasi için yeni bir
tetikçi buldu. seçtigi adam sagir ve dilsizdi.
Çünkü baba, bu tetikçi yakalanirsa polise fazla
bir sey anlatmasi mümkün olamaz, diye düsünüyordu.
Baba, bir gün ödemelerin geciktigini fark etti ve
tetikçiyi odasina aldirtti, bir de isaret dilini
bilen tercüman buldular. Tercüman isaretle sordu:
- "Para nerede?" Sagir dilsiz isaretle yanit verdi:
- "Ne parasi? Benim paradan maradan haberim yok.
Neden bahsettiginizi anlamiyorum." Tercüman
tercüme etti: - "Neden bahsettiginizi
anlamiyormus." Baba 38'ligi koltuk altindan çekip
sagir dilsizin beyninedayadi: - "Simdi sor bakalim,
para nerede." Tercüman isaretle sordu: - "Para
nerede?" Sagir-dilsiz kan ter içinde isaretle yanit
verdi: - "Sehir merkezindeki parkta, büyük heykelin
oldugu kapidan girince soldan 3. agacin kovugunda
yüz b! in dolar var." - "Ne söyledi?" dedi Baba.
Tercüman yanitladi: - "Dedi ki, hala neden
bahsettiginizi anlamiyormus, ayrica o tetigi
çekmek de biraz g*t istermis.".

Siirtli bir gay ile Istanbullu bir gay

Siirtli bir gay ile Istanbullu bir gay E-5 te musteri beklerken
sohbete baslamislar.

Istanbullu:Sizin oralarda gay olmak baya zor olmali herhalde? der..

Siirtli: - E valla geliiler once dayagi atiiler, sonrada alip daga goturup yapacaklarini yapiiler; tekrar dayak atip orda birakiiler.

Istanbullu: Ay bu cok fena... dehset verici bir sey canim, der

- Peki Istanbulda nasil olurki bu is? diye sorar, Siirtli.

Istanbullu da anlatir: - Valla,once telefon acarlar kabul edersek gelip arabayla alirlar... Once hamama gider guzel kokular surunuruz birlikte, ordan da restoranta gideriz, sonra bara, ordan da otele... Isimiz bittikten sonra da evimize birakirlar.

Siirtli dayanamaz artik... - Bu sosyal imkanlar orda olsa, Siirtin alayi ibne olur!!?

EVİN ÖNÜNDE ÖPÜŞMEK

Delikanlı,nişanlısı ile gezip dolaştıktan sonra evine getirmiş. Kapıda tam ayrılacakları vakit bir elini duvara dayayarak kızcağızı kendi ile kapı arasına sıkıştırmış;
-"Bir kerecik öpeyim hayatım..
-"Olmaz,komşular görür.."derken tartışma uzamış,
O sırada kapı açılmış ve kızın küçük kardeşi gözlerini oğuşturarak ablasına seslenmiş;
-"Babam diyor ki...Öptürecekse öptürsün, yoksa ben aşağı inip o herifi öyle bir öperim ki bir daha unutamaz..Hem söyle elini de diyafonun düğmesinden çeksin..."

TAHLİL YAPAN MAKİNE

Adamın biri isyerindeki kantinde arkadaşıyla yemek yerken
"Kolumun ağrısından ölüyorum" diye arkadaşına dert yanmış,
"Doktora gitsem iyi olacak".
Arkadaşı da "Yahu ne lüzum var" demiş, "İlerde köşedeki marketin çıkışında
yeni bir bilgisayarlı cihaz koydular.
Üç dolara bir jeton alıyorsun kasadan,
atıyorsun, yanında getirdiğin idrar örneğini açılan kapaktan içeri
veriyorsun,
on saniye sonra neticeyi ve tedavi için yapman gerekenleri öğreniyorsun",
"Gördügün gibi ucuz ve çabuk" diye eklemiş.
Adam hemen bir kaba idrarını doldurup arkadaşının dediğini
yapmış ve bilgisayar 10 saniye sonra yazılı olarak cevap vermiş:
"Kolunuzda bir cins eklem ağrısı olan Teniselbo oluşmuş.
Sıcak suya koyun,
ağır işlerden kaçının, iki hafta sonra düzelecektir"
Memnun biçimde eve dönen adam, bir yandan bilgisayarın dediğini uygularken
aldatılabileceğini düşünmeye baslamış.
Ertesi gün olunca bir miktar çeşme suyuna köpeğinden alınmış bir
kılı koymuş, üstüne bir şekilde elde ettiği karısının ve kızının
idrar örneklerini eklemiş.
Tüm bu karışımın üzerine bir de mastürbasyon yapıp doğru cihazın yanına
varmış.
Jetonu atıp kabı makinaya vermiş, on saniye sonra cihazdan yazılı yanıt
gelmiş.
1. Çeşme suyunuz çok kireçli. Bir filtre cihazı almayı düşünün
2. Köpeğinizde kene var. Eczaneden özel bir şampuan alıp köpeğinizi
yıkayın.
3. Kızınız kokain bağımlısı. Bir psikiyatri kliniğine yatırın.
4. Karınız hamile. İkizler. Sizden değil. İyi bir avukat bulun.
5. Kendinizi bu yolla tatmin etmeyi bırakmazsanız kolunuz iyileşmez.

DOKTOR KÖYLÜYE FİTİL YAZIYOR

Bir köyde ateşli bir hasta vardır, kasabaya doktora getirir hastayı
köylüler. koca devletin koca doktoruna. Doktor hastaya fitil verir ve
köye döndükleri gibi hastaya fitili anüsten vermelerini söyler
köylülere. Köylüler tabi 'tamam dohtor bey' diyip köye giderler. Köydeki
herkese sorarlar, en bilgelere bile,
ama kimse anüs ne demektir bilemez. Bu nedenle bir türlü ilacı da
veremezler hastaya. hastanın durumu da gitgide kötüleşmektedir. Bunun
üzerine köylü, doktora, koca devletin koca doktoruna telefon etmeye
karar verir ama kimse buna yanaşmaz. Ne cüret di mi doktoru arayacak bi
köylü.. Neyse durumun vehameti üzerine muhtar aramayı kabul eder. bütün
köylü toplanır santrale, muhtar arar, "biz ne yapacaamızı bilemedik
dohtor bey" felan der işte. Karşıdan doktor bişiler söyler. Muhtar döner
arkasına: "makattan verin dedi dohtor" der. Yine tüm köye sorarlar,
komşu köylere birilerini yollayıp sordururlar felan, ama makat ne bilen
yoktur yine. Hasta ise giti gidecek, ateşler içinde kıvranıyo baya.
ihtiyar meclisi toplanır. Son çare, doktorun bir kez daha aranmasına
karar verilir. Yine kimse aramaz istemez doktoru. Nihayetinde yine biri
kandırılır, telefonun başına geçer, ama bi yandan söylenmektedir: "Çok
kızacak dohtor çok!" diye.
Sonunda telefonu açar, durumu anlatır, doktor bişiler söyler yine.
Telefondaki köylü, yüzü allak bullak, arkasını döner:
"Çok kızacak demiştim; götüne sokun dedi".